18 EYLÜLDE İK YÖNETİMİ UZMANLIK SERTİFİKA PROGRAMI BAŞLIYOR            
 
Toplam Oy: 1416
NLP HAKKINDA DÜŞÜNCELERİNİZ
GEÇMİŞ YAŞAM TERAPİSİ (REGRESYON) NEDİR?
 
Regresyon(kaynağına geri götürmek) terapisi 30 yılı aşkın bir süredir dünyadaki çeşitli terapi çalışmalarında geliştirilmiş,bireysel uygulanan,kişinin kendine ve hayatına yönelik farkındalık kazanmasını sağlayan, Gestalt,beden farkındalığı,travma terapisi,katarsis, Psikodrama gibi teknikleri içeren, yaşanılan olaylara yeni bir bakış getirerek,derin bir anlayış ve iç görü kazandıran kombine bir terapi yöntemidir..

GEÇMİŞ YAŞAM TERAPİSİ NASIL UYGULANIR?
İlk kez görüşmeye gelen bir danışanla yapılan ayrıntılı bir ön görüşme sonucunda kişiyi rahatsız eden "konu"lar (travmalar, konuyla ilgili deneyimlerin hangi düşünce kalıbıyla ifade edildiği, hayata bakış açısı, kısır döngüleri, bunların yaşam kalitesini nasıl etkilediği, duyguların yoğunluğu v.s.) tespit ediliyor... Çalışma sonunda bitmemiş işler, karmik ilişkilerin çözümlenmesi, özellikle affetme süreci ile karma temizliği ve ruhsal şifa gerçekleşiyor. Genellikle 3-4 saat süren bu çalışma 6 bölümden oluşuyor..
1. Hikâyeye geçiş,
2. Anıların, hikâyedeki önemli olayların ortaya çıkması,
3. Bedeni terk ederek, ruhsal âleme geçiş ve ruhsal rehberin(sizin en yüksek iyiliğinizi bilen yaratıcı tarafınız) desteğinde o yaşam hikâyesindeki karakterlerle diyalog
4. Psikodrama
5. İçgörüye, anlayışa uzlaşmaya ulaşma ve tamamlanmış hissetme v.s.
6. Değerlendirme

Seanslar sırasında terapist danışandan gelen bilgilerin ışığında doğru sorularla hikayenin izini sürüyor. Hipnoza gerek kalmadan duygular, fiziksel sorunlar ve düşünceler aracılığıyla kişi kaynak olaya geri gidebiliyor. Kişi bilinç akışının devreye girmesiyle(hafif transa benzetilebilir) kendini bilinçaltı düzeyde bir hayat hikâyesinin içinde buluyor. Danışan hikayedeki önemli olayları anlatırken terapist gerekli ayrıntıları almak amacıyla sorduğu kritik sorularla kişinin kendine ilişkin farkındalığını artırarak sorunun kaynağına inmesine yardımcı olur. Bazen 1 saat gibi kısa bir sürede bile kişinin hayatında yolunda gitmeyen şeyler tespit edilerek çözümlemeye başlamak mümkün olabiliyor. Bu noktada kişinin değişime direnci çok önemli bir faktördür. Değişime açık olanların bir seansta bile mucizevi bir şekilde hayatları değişebilirken, dirençli kişiler için bu değişim o kadar kolay olmayabiliyor.20 yaşından büyüklere uygulanan bu teknik anti-depresan kullananlara uygun değil ,çünkü,ilacın etkisi bilinç akışını bloke edebiliyor..dolayısıyla hikaye akıcılığını kaybediyor ve istenen fayda sağlanamıyor....Ayrıca çok analitik ve sol beyin baskın insanlarda zihin çok fazla devreye girerek akışı bozabiliyor.Böyle insanlara hipnoz uygulayarak direnci ortadan kaldırmak mümkün olabiliyor..

Bazı danışanlar şimdiki yaşama odaklanabiliyor. Öyle olduğunda şimdiki yaşamının izini çocukluğa kadar sürerek sorunların kaynağını bulup aynı başarılı sonuçlara ulaşabiliyoruz.

Geçmiş yaşam dediğimiz insan beyninin kurguladığı bir oyun, yanılsama olamaz mı?
Olabilir, ancak danışan hikâyeyi kurgulasa bile o kadar kendine özgü bir hikâye ortaya çıkıyor ki ikinci bir şahsın benzer bir hikâye kurgulaması mümkün değil... O nedenle anlatılan şeylerin uydurma olup olmadığından çok, kişinin bu hayatta yaşadığı problemin çözümüne yardımcı oluyor mu olmuyor mu sorusu önem kazanıyor. Ayrıca, zaten kişi uydursa da, nasıl olsa geçmiş bir hikaye olmasının rahatlığıyla, tüm engellerden, dirençlerden bağımsız hissetmenin rahatlığıyla anlatıyor,bilinçli olarak en hoşlanmadığı duygularını bile içtenlikle dile getirebiliyor..bu açıdan dürüstlük ve bütünlük yasasına çok uyumlu bir yöntem..ve kişi kendine özgü biricik içeriği olan hikayede yaşadığı soruna ilişkin bilinçli olarak fark etmediği bir sürü ipuçlarını da aktarıyor...Böylece seans sonunda danışanın anlattığı hikayede kendini bulması gerçekten çok şaşırtıcı oluyor ve artık soruna objektif bakabildiği için çözümleri de görmesi mümkün oluyor,kendini kandırma şansı kalmıyor,(ego bozguna uğruyor)iyileşme başlıyor.Tıpkı herhangi bir filmi izledikten sonra hakkında yorum yapmak gibi..böyle yaklaşınca zihinsel engeller kalktığı için hikaye çok seri akıyor..Bilinç ve bilinçaltı o kadar zengin bir içeriğe sahip ki bazen rüyalarımızın izini sürerek, bazen de dinlediğimiz bir müziğin bizde bıraktığı etkinin,görsel imajların izini sürerek değişik hayat hikayelerine ulaşmak bile mümkün olabiliyor..aslında bunu tam olarak anlamanın yolu bir kez deneyimlemek galiba..hani vardır ya,bazı şeyler anlatılmaz,yaşanır..bu teknik böyle bir şey..

GYRT NE İŞE YARAR?
Seansın sonunda Psikodrama tekniğiyle travmanın izini temizlediğimizde, tıbben her şeyi yaptığınız halde iyileşmeyen bir fiziksel rahatsızlık iyileşebiliyor (öncesinde tıbbi tedavi yapıldığını bilmemiz önemli).İlk bakışta saçma görünse de çok işe yaradığına tanık oluyoruz.. Bakış açınızdaki küçücük değişiklik çok büyük bir davranış değişikliğini ve iyileşmeyi başlatabiliyor..Zaten GYRT' nin amacı da danışanları doğallıkla yeni iyileştirici bakış açısına ulaştırmak ve bunu kendinin fark etmesini sağlamak.Bu tekniğin etkili olmasının altında yatan gerçek de bu.

Reenkarnasyon tartışmalı bir konu olmakla birlikte bu konuda yapılmış yüzlerce bilimsel araştırma kaydı mevcut. .Hal böyle olunca reenkarnasyona inanan danışanlarla da,inanmayanlarla da karşılaşıyorum.Bu terapi tekniği inananlar içinde ,inanmayanlar için de işe yarıyor..inanmayanların bir oyunmuş gibi kendini terapinin akışına bırakarak duygularına yoğunlaşmasını ve sadece deneyimlemesini söylüyorum..Çalışma bittiğinde anlattıkları hikayeye,deneyimledikleri derin İçgörüye en çok kendileri hayret ediyorlar..

Olaylara reenkarnasyonu varsayan bir bakış açısından yaklaşmak soruna çok geniş bir açıdan bakabilme kolaylığı sağlıyor.Ayrıntılarda boğulmaktansa büyük resmi yüksek bir boyuttan görmemizi,değerlendirmemizi sağlıyor.. Zaten terapide bu bakış açısını kullanmamızın en büyük nedeni de bu.Biten bir yaşamı günahıyla,sevabıyla yeniden gözden geçirmek, izlediğimiz bir filmi yorumlamaya benziyor ve alınması gereken mesaj objektif olarak alınabiliyor,yanılsamaların ötesini görmek mümkün oluyor..

EN ÇOK HANGİ SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR?
Danışanlardan edindiğimiz verilere göre sorunlar en yoğun olarak iletişim ve kendini ifade etme güçlüğü şeklinde ortaya çıkıyor.. Değersizlik duygusu, başarısızlık korkusu, yalnızlık korkusu veya farklı korkular, fobiler, öfke, nefret, suçluluk, utanç duygusu, özgüven eksikliği, mükemmeliyetçilik, kıskançlık, depresyon gibi sorunlarla çok karşılaşıyoruz. Ayrıca, yakın ilişki zorlukları ve bazı fiziksel sorunların çok sık yaşandığını görüyoruz. Bu seanslardan sonra sıkıntı veren sorunlar genellikle kayboluyor çünkü terapiyle birlikte danışanlar ruhsal boyuttan durumu değerlendiriyor. Çok geniş bir açıdan baktığı için sorunuyla ilgili göremediği tüm gerçeği algılamaya ve anlamlandırmaya başlıyor. Çoğu zaman seans sonunda ''önceden nasıl fark edememişim?'' diyerek hayret ettiklerine tanık oluyoruz. Şimdiki hayatlarına travmaların etkisinden temizlenmiş ve kendi gerçek benliklerini derinden tanımış olarak daha sağlıklı, huzurlu, başarılı ve mutlu devam ettiklerini görüyoruz. Gerekirse sonraki görüşmelerde bilinçli seçim yapma ve istekleri hayata geçirme konusunda çalışmaya devam ediyoruz.

Geçmiş Yaşam Terapi uygulamalarını yapan değerli uzmanlarımızdan SEZAVER SEÇKİ uluslararası bir kuruluş olan Regresion Academy'nin kayıtlı terapistidir.
http://www.regressionacademy.com/tk/regresyon-terapistleri.htm

Bültenlerimizden haberdar olmak için
lütfen e-posta adresinizi giriniz
     
Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim

Atatürk C. Gülbahçesi Sit. A Blk. İş Mer. Kat: 4 Seyhan / Adana
Tel: 0 (322) 459 57 20 / 0 (505) 455 45 25
0 (535) 286 99 18 / Fax: 459 57 25
nlp@adananlp.net - adananlp@hotmail.com - www.adananlp.net

designed & developed by TREDEAL.com